28 Ocak 2009 Çarşamba

quite tragic moments

hayatımızdaki drama faktörünün azalması dilekleriyle yazıma başlarken, aynı zamanda bunun bu blogdaki son yazı olduğunu da belirtmeden geçemiyorum.

intellectual capacity ve ben temalı 283748234. yazıyı yazmak istemiyorum. bu konuda herhangi bir şüphem yok. ama şu var:

hata yapmak, hata yaptığını kabullenmek, bunu düzeltmek için hiçbir şey yapmamak, karşı tarafın taleplerini "unutmuş" olmak yada ertelemek, sonra aynı hatayı tekrarlamak, karşı tarafın seni insan yerine koyup konuşmasına atarlı cevap vermek, yüzsüz olmak, üstüne üstlük üste çıkmaya çalışıp "haksızlığa uğruyorum" kafalarında takılmak, desteksiz argümanlarla (bkz: poor debating skills) kendini savunmaya çalışırken küçük düşmek, bununla da yetinmeyip karşı atağa geçmeye çalışıp onu da becerememek.

sevmem.

bir de şu var:

hayatında ne bir hobisi, ne elle tutulur bir başarısı, amacı, hayali, ne doğru düzgün bir arkadaşı, sevgilisi, yolunda giden bir işi, tutkuyla yaptığı bir şeyi, hayvanı, bitkisi, özgünlük taşımayan hiçbir şeyi olmayan insanların kıskançlıkla sana bulaşması, seni eleştirmesi yada seni yargılaması.

sevmem.

bir başka boyutu da şu:

taksiye binmek, taksiciyle istanbul trafiğinde akıl sağlığını korumaya çalışmak, dayanamayıp inmeye karar vermek, taksicinin buna izin vermemesi, kapıları kilitlemesi, en fazla 50 kuruş daha alırım ama olsun, inme demesi, en sonunda "manyakmısın." serzenişleriyle oradan uzaklaşmak.

sevmem.

sırayla yazık - nefret - cinnet geçişini görmüşsünüzdür umarım. ilk gruba "get a life" diyorum, ikinci gruba "been there done that, and now get a life" diyorum, son gruba ise "you need medication (içses: nefesalvernefesalveryeşilçayiçsakinleş) " diyorum.
son yazıya da bu kısfmetmiş, trajik dakikalarımızın sonuna geldik.

unhappyandlucky@gmail.com adresine mail atıp yeni blogda da beni, seni ve tanıdığımız herkesi okumaya devam edebilirsiniz. (spoiler: me and you and everyone we know dan çok etkilendik, credit veriyoruz, COPYRIGHT RULEZZ)

ps. benim, senin ve tanıdığımız herkesi okumak için hatta kalın! kısfmet.

18 Ocak 2009 Pazar

take a deep breath, love.

son yazımın 13 eylül tarihli olması içler acısı gibi görünebilir. (aslında düşününce bi bakıma öyle de.) ama 13 eylül nedir, bilen bilir. 
ama geçmiş.

*
bayramlar sağolsun 3 haftalık final dönemini 1 haftaya sıkıştıran sevgili bilkent üniversitesi rektörlüğü'nün aklında tam olarak ne vardı bilinmez. ama cuma günü itibariyle bütün önemli sınavları geçmiş ie-2 öğrencisinin aklında neler oluğu apaçık ortadadır; (içerik yazar tarafından kaldırılmıştır). yarınki cci [HUM111] sınavına gelince;

Compare and contrast the Freudian elements in Gilgamesh and The Iliad. 

neden evde ders çalış(a)madığımız ortada.

*
uzun uzadıya yazı yazmak yoruyor beni. hatta uzun yazıları okumak da. the-holy-one: ib'den kazandıklarımı kaybettiğimi de burdan görebiliriz. >parantez içinde< teşekkürler bilkent.

ben özdemir asaf severim. kısa yazmayı da ondan öğrendim. ne yaparsam yapiyim aynı konuları işleyemiyoruz o ayrı. sanırım aynı blogları takip edip, aynı dizileri seyredip, aynı yaşlarda olup, benzer zorluklarla karşılaşamadığımızdan. olsun.

komik, dimi(:

* sena'ya


take a deep breath, love. 
kalp^.